Son Güncelleme: 15 Kasım 2017 15:26:19

Trabzon`da Tiyatro, Tarihçe

TRABZON'DA TİYATRO
T.İlkay SOMEL (Gazeteci Yazar)


Sevgiyi anlatmak kolay değil. Hele o sevgi, bu topraklar üstüneyse. Bu zoru başaranlar da çıkmış. Gönüllerin tüm doluluğuyla anlatmışlar sevgilerini. O büyük ustalardan biri, Bedri Rahmi Eyüboğlu diyor ki:
Bu Anadolu var ya, bu Anadolu
Bu misli menendi görülmemiş cömert ana
Bu her yanı meme, bu her yanı dudak, bu her yanı gül
Bu zırnık almadan veren, ha bire veren yediveren gül.

Her bir yanı, tarihin bir başka çağına ışık tutan bu topraklar, ne medeniyetler yaratmış, onlarca yıl sonrası Avrupa'sının karanlık çağlarına inat.

Kimi bakıp geçmişiz, kimi hayranlıkla seyretmişiz. Ama sahip çıkmamışız. "O ki, bu topraklarda doğmuş, bu topraklarda yaşamış bu medeniyetler, öyleyse bizimdir" dememişiz.

O büyük kültürleri yaratanlar, kurdukları kentlere, o kentte yaşayanların iki-üç misli büyüklükte tiyatrolar yapmışlar, şehri koruyan surlardan sonra. Bugün batı'ya ya da güney kıyılarımızda hangi antik kente giderseniz gidin, kent kapısından sonra muhteşem bir tiyatro karşılar ziyaretçilerini. Sanki o noktada, binlerce yıl önce yaşamış o insanlar, "İşte bizim medeniyetimiz" der gibidir.

Oysa, bugün ülkemizde, il sayısı giderek artmasına rağmen topu topu 52 tiyatro ve 5 opera salonu vardır; bunlar da belli başlı büyük illerde. Daha açık bir deyişle 61 ilimizde tiyatro, 72 ilimizde de opera salonu yoktur. Sanırım bu rakamlardan sonra bir yorum gerekmiyor.

"SARAYIN YANINA TİYATRO YAPILSIN"

Burada, Trabzonlu olarak gurur duymamız gerek. Batı Anadolu'da kurulmuş medeniyetlerden sonra olsa bile Trabzon, günümüzden 1400 yıl önce tanışır tiyatroyla. Yani M.S. 6. yüzyılda Komnen dönemi imparatorlarından Adrien, Trabzon'a geldiğinde, Kentpuar'daki (şimdiki Kindinar) "Kral saraylarının arasına bir tiyatro yapılsın" diye emreder. Trabzon 1973 İl Yıllığı'nda yer alan bu bilgiler, kentin kültür hayatında, tiyatroya ne deredece değer verildiğinin açık bir delilidir.

Günümüze kadar gelen belgelerden anlaşıldığına göre, İmparator Adrien'in emriyle yapılan tiyatrodan sonra başka tiyatrolar da yapılmıştır. Timur'un geri dönen elçileriyle birlikte Semerkant'a gitmek üzere 1404 Nisan ayında Trabzon'a gelen İspanya Elçisi Clavijo (Ruy Gonzales) anılarında, "Kayalar üzerindeki içkalede saray, hazine dairesi, evler, arşiv ve hükümet daireleri bulunuyordu. Kalenin çevresi çukurlarla sarılmıştı. Güzel meyve bahçeleri, spor alanları, yarış yerleri, tiyatrolar, toplantı yerleri vardı." demektedir (Mahmut Goloğlu, Anadolu'nun Milli Devleti Pontos, ss. 208-209).

Bu tarihi izleyen asırlar boyunca Trabzon'da tiyatro ne olmuştur? "Tiyatrolar vardı" denildiğine göre, belli ki birden fazla antik tiyatro bulunmaktaydı. Bunlar nasıl olmuş da kaybolup gitmiştir? Bu sorunun cevabı ne yazık ki verilememektedir. Ele geçen belgelerde böylesi bir küçük kayıt bile yoktur.

Yılların yılları kovaladığı çok uzun bir dönemin ardından Trabzon'a Ali Bey, Vali olarak atanır. (Ali Bey'in Trabzon Valiliği konusundaki tarihler, Mahmut Goloğlu'nun "Trabzon Tarihi"nde -211. sayfa 1888 olarak belirlenirken, Yurt Ansiklopedisi'nde 1874-Cilt 10, sayfa 726-Milliyet Yayınları arasında yer alan "Osmanlı Şehirleri" isimli kitapta ise 1882 -sayfa 291- olarak belirtilmiştir) İleri görüşlü bir devlet adamı olan Ali Bey, tiyatroya ve mizaha da meraklı bir insandı. Mahmut Goloğlu, "Trabzon Tarihi"nde şöyle anlatır, Trabzon'un Ali Beyefendili yıllarını:
"Tiyatro ve mizah yazarı olarak tanınmıştı. Moliere'den adapte ettiği (Ayyar Hamza) özellikle ünlüdür. Bu nedenle; Padişah Sultan Abdülhamid'in tiyatroya karşı olan düşmanlığını bildiği halde Trabzon'da tiyatro çalışmaları yaptırdı ve o sırada Trabzon'a gelmiş bulunan bir cambaz kumpanyasına kendi yazdığı (Hazreti Yusuf) piyesini oynattı. Jurnal edilmesine rağmen yılmadı. Sosyal hayatı geliştirmeye çalıştı ve tutucuların baskısına önem vermeden Samsunlu bir Hıristiyan kızla evlendi."
Ali Paşa tarafından kurulan tiyatro, oyunlarını Kanuni Ortaokulu'nun bahçesinde on yıla yakın bir süre sürdürdü. Bu arada İstanbul'dan gelen çeşitli tiyatro toplulukları da Trabzonlular'a çeşitli oyunlar sergilediler. Bu bahçeye, ilk tiyatronun burada kurulmuş olmasından ötürü olsa gerek "Karagöz Bahçesi" denildi. Şehrin kültür hayatına bir büyük canlılık getirdiği çeşitli kaynaklarca anlatılan tiyatrolu yıllar, 1914'e, yani Birinci Dünya Savaşı'nın başladığı günlere kadar devam eder. Sonra, kan, ateş ve özlem dolu "Muhacirlik" yılları başlar. Ta ki, Cumhuriyet'e kadar.

CUMHURİYET VE TİYATRO

Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından sonra Trabzon'da kültür hayatı canlanmaya başlar. İlk hareket spor kulüplerinden gelir. 20 Ocak 1922'de İdmanocağı, temsil kolu kurar. Ve böylece, Cumhuriyet döneminin ilk perdesi, İdmanocağı Temsil Kolu sanatçıları tarafından sahneye konulan "Sultan Osman'ın Mezarında" isimli oyunla 20 Ocak 1922 günü açılır.

İdmanocağı Temsil Kolu'nu, Gençlerbirliği Temsil Kolu İzler ve "Gazete Düşmanı" isimli oyun, 17 Aralık 1923 günü sahnelenir.

Bu tarihten sonra arada 7 yıllık bir boşluk var. Bu dönemde tiyatro faaliyeti varsa bile kayıtlarına rastlanamadı.

1930 yılında İdmangücü Temsil Kolu kurulur. Ve o yıl Halit Fahri Ozansoy'un "Baykuş" isimli eseri sahnelenir.

1933 yılına gelindiğinde, Mehmet Alper'in başkanlığında Cemal Rıza Osmanpaşaoğlu, Kemal Kefeli ve Ömer Sıtkı Bey'den oluşan Halkevi Temsil Kolu kurulur. Böylece Trabzon'da tiyatro yeni bir güç kazanır. Halkevi Temsil Kolu, 29 Haziran 1933 günü Faruk Nafiz Çamlıbel'in 3 perdelik "Akın" isimli oyunu ile perdesini açar. Dört gece sahnelenen ve 3 bin kişinin izlediği oyunda, Muhittin Kösemen, Hüseyin Güç, Mehmet Alper, Cemal Rıza Osmanpaşaoğlu, Abdullah Eltan, Münir Tütüncü,Mustafa Bey, Nadire Hanım, ismi belirlenemeyen bir hanım ve Şerife Hanım rol alır. Aynı yıl Halkevi Temsil Kolu, yine Faruk Nafiz Çamlıbel'in 3 perdelik "Kahraman" isimli oyunu ile çıkar Trabzonlu'nun karşısına. Abdullah Eltan, Orhan Yurdakul, Enise Esneli ve Muhittin Kösemen'in rol aldığı oyunu daha sonra Reşat Nuri Güntekin'in "İstiklal", İbnürrefik Ahmet Nuri'nin "Şer'iye Mahkemesi" ve "İnkılap" isimli oyunları izler.

1934 yılında Halkevi Temsil Kolu'nun tek oyununa rastlanır. İbnürrefik Ahmet Nuri'nin "Himmet'in Oğlu" 24 Ağustos günü sahnelenir. O yıl Birlikspor da temsil kolu kurmuştur. 20 Eylül'de perdesini açan Birlikspor Temsil Kolu, Mahmut Yesari'nin "Yarasalar", J. Sartene'nin "Makasçılar", "Mezarda Işık" ve Nihat Sami Banarlı'nın "Kızıl Çağlayan" isimli eserlerini sunar Trabzonlular'a.

1935 yılında dört ayrı tiyatro topluluğu 7 oyunla açar perdesini. Yılın ilk oyunu Halkevi Temsil Kolu tarafından hazırlanan ve 6 Ocak günü sunulan "Hedef'tir. Bu oyunu İdmanocağı Temsil Kolunca 20 Ocak günü oynanan, ancak ismi tespit edilemeyen eser izler. 10 Şubat günü İdmangücü Temsil Kolu sanatçıları tarafından hazırlanan, Mahmut Yesari'nin "Hasbahçe" isimli oyunu perdesini açar. Halkevi Temsil Kolu, 17 Nisan'da Yaşar Nabi Nayır'ın "Mete"si ile çıkar Trabzonlu seyircilerin karşısına. Dekor ve kostümlerini resim öğretmeni Saim Özören'in yaptığı ve Cemal Rıza Osmanpaşaoğlu, Saadet Hanım, Nahide Hanım, Halis Ataman, Hüseyin Güç, Muhittin Kösemen, Yusuf Sezgin, Halit Muzaffer Korlu, Mehmet Alper ve Münir Tütüncü'nün rol aldığı oyun üç gece oynanır ve 4 bin kişi tarafından izlenir. Yılın son oyunu, Halkevi Temsil Kolu'nun 12 Mayıs'ta sunduğu, Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Kahraman" isimli oyunudur. O yıl Birlikspor Temsil Kolunca da iki oyun sahnelendiği bilinmesine rağmen bu oyunların isimleri belirlenemedi.

1936 yılı oyunları, İdmangücü Temsil Kolunca 10 Ocak günü sahnelenen Reşat Nuri Güntekin'in "İstiklal" isimli eseri ile başlar. İdmanocağı Temsil Kolu 9 Şubat günü Baha Dürder'in "Kürsüden Uzakta" ve İbnürrefik Ahmet Nuri'nin "Şer'iye Mahkemesi" isimli eserleri ile perdesini açar. Halkevi Temsil Kolu ise 27 Şubat günü Aka Gündüz'ün "Mavi Yıldırım"ıyla seyirci karşısına çıkar. Birlikspor o yıl ismini Trabzonspor olarak değiştirir ve temsil kolu 30 Mart günü E. Gluck'un "Bir Azizlik" isimli oyunu ile seyircisiyle buluşur. Halkevi Temsil Kolu da, 16 Nisan'da, Muhittin Kösemen ve Münir Tütüncü'nün rol aldıkları, Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Çoban" adlı eseri ile bir kere daha perdesini açar. 19 Nisan'da ise İdmanocağı Temsil Kolu, Müçteba Sebahattin Or'un "Gömdüğüm O Cihan" ve Baha Dürder'in "Bir Ceset Rekoru" isimli eserlerini sunar. Yılın son oyunu, 13 Haziran'da Trabzonspor Temsil Kolu tarafından sahnelenen Maurry'nin "Tavsiye Mektupları"dır.

1937 yılında Halkevi Temsil Kolu'nun faaliyetine rastlanmıyor. Yılın ilk oyunu 11 Ocak'ta perdesini açan İdmanocağı Temsil Kolunca sahnelenir. Ancak bu oyunun ismi tespit edilemedi. Trabzonspor Temsil Kolu da 17 Ocak günü Mahmut Yesari'nin "Hasbahçe"sini, 12 Şubat günü "Bekir'in Rüyası" ve Cemil Cahit Cem'in "Çapanoğlu", 4 Nisan'da Müçteba Sebahattin Or'un "Yağ Kandili" ve Mahmut Yesari'nin "Mektep Arkadaşı", 22 Mayıs'ta da Müçteba Sebahattin Or'un "Gömdüğüm O Cihan" adlı eserlerini sahneler.

1938 yılı, Trabzonspor Temsil Kolu'nun hazırladığı, Nihat Sami Banarlı'nın "Kızıl Çağlayan" isimli eseri ile 1 Ocak günü başlar. Halkevi Temsil Kolu ise 20 Şubat günü Cemil Cahit Cem'in "Derse Çalışıyoruz"u ile perde açar. Trabzonspor Temsil Kolu 11 Mart'ta Müçteba Sebahattin Or'un "Gömdüğüm O Cihan" isimli eseri ile ikinci defa seyircinin karşısına çıkar. Bu oyunu 23 Nisan'da Halkevi Temsil Kolu'nun sahnelediği "Himmet'in Oğlu" izler. Kemal Kefeli, Muhittin Kösemen, Abdullah Eltan, Hayri Erok, Mesut Evren, Mualla Evren, Mehlika Peker (Tanyeli), Levent Akman, Melahat Timur, Afife Akman, Nevzat Gürtuna'nın rol aldığı oyunun dekorunu Saim Özmen, müziğini ise Süleyman Hatipoğlu hazırlar. Trabzonspor Temsil Kolu 8 Mayıs'ta Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Canavar", 3 Eylül'de de Aka Gündüz'ün "Yarım Osman" oyunlarıyla sezonu tamamlar.

BİN KİŞİLİK TİYATRO SALONU

Trabzon, 1939'da bin kişilik tiyatro salonuna kavuşur. Halkevi yönetimi, daha çok seyircinin yararlanabilmesi amacıyla başlattığı çalışmalar, bu yıl tamamlanır ve 4 bin lira harcanarak gerçekleştirilen bin kişilik yeni salon, 2 Şubat günü, Halkevi Temsil Kolu tarafından sahnelenen, Necip Fazıl Kısakürek'in "Tohum" isimli oyunu ile açılır. 1 Mayıs'ta Halkevi'nin ikinci oyunu olan Mahmut Yesari'nin "Çürük Merdiven"i perde açar. İdmanocağı Temsil Kolu 20 Mayıs günü "Ana" isimli oyunla seyircinin karşısına çıkar. Bu yıl Halkevi Temsil Kolu için oyunların peşpeşe geldiği bir yıl olur. Müçteba Sebahattin Or'un "Bir Damla Yaş" isimli eserinden sonra 3 Ekim'de Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Ateş"i sahnelenir. Bu oyunda Muhittin Kösemen, Abdullah Eltan, Muzaffer Konuralp, Saadet Aysu ve Mesadet Uzel rol alır. 29 Ekim'de "Leblebici Horhor", 16 Aralık'ta da Münir Hamdi Kutsal'ın ismi belirlenemeyen müzikli bir oyunu yılın son oyunu olarak Trabzonlular'a sunulur.
1940 yılında çeşitli temsil kollarınca Trabzonlular'a sunulan oyun sayısı 15'i bulur. Yılın ilk oyunu, Halkevi Temsil Kolunca 22 Ocak'ta, Erzincan depreminde zarar görenlere yardım amacıyla sahnelenen "Çoban" olur. Bu oyunu 25 Şubat günü perde açan Yusuf Sururi Eruluç'un yazdığı "Bir Gönül Masalı" izler. 23 Mart'ta Vedat Örfi Bengü'nün "Kanun Adamı" ve Cemil Cahit Cem'in "Çapanoğlu"su, 30 Ekim'de Saim Kerim Kalkan'ın "Vatan ve Vazife"si, 21 Aralık'ta da Namık Kemal'in "Vatan Yahut Silistre" isimli oyunları seyirciye sunulur. Halkevi Temsil Kolu'nun Reşit Baran'ın uyarlaması "Mahçuplar", Aka Gündüz'ün "Yarım Osman", Münir Hamdi Kutsal'ın "Tırtıllar", Müçteba Sabahattin Or' un "Bir Damla Yaş", Mahmut Yesari'nin "Çürük Merdiven", İbnürrefik Ahmet Nuri'nin "Himmet'in Oğlu" ve Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Ateş" adlı eserlerini de sahnelediği o yılın gazetelerinde yer almasına rağmen oynanış tarihleri belirtilmiyor. Aynı yıl İdmangücü Temsil Kolu, A. Bisson'un "O Kadın", Doğangençlik Temsil Kolu da Nihat Sami Banarlı'nın "Kızıl Çağlayan" isimli eserlerini sunar Trabzonlular'a.

1941 yılı 12 Nisan'ında Halkevi Temsil Kolunca sahnelenen İbnürrefik Ahmet Nuri'nin "Sekizinci" isimli oyunu ile tiyatro sezonu başlar. 10 Haziran'da yine İbnürrefik Ahmet Nuri'nin "Belkıs" isimli eseri sahnelenir. 8 Temmuz'da Yunus Nüshet Unat"ın "Para Delisi" sunulur. 29 Ağustos'ta ise Muhlis Sebahattin Bey'in "Ayşe" opereti perde açar, oyunun yönetmeni Abdullah Eltan'dır. Muzaffer Korlu ve Mesadet Uzel'in rol aldığı Vedat Nedim Tör'ün "Kör" isimli eserinden sonra 29 Ekim'de İbnürrefik Ahmet Nuri'nin "Şer'iye Mahkemesi" ve daha sonra da Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Kahraman" isimli eseri sunulur. 8 Kasım günü de Necmiati Temsil Kolu, Vedat Örfi Bengü'nün "Kanun Adamı" ve Maurey'den uyarlanan "Tavsiye Mektupları" ile perde açar.

1942'de perdeler 19 Şubat'ta Halkevi Temsil Kolu tarafından sahnelenen Vedat Nedim Tör'ün "Değişen Adam" ve Musahipzade Celal'in "Fermanlı Deli Hazretleri" ile açılır. 28 Şubat günü İdmangücü Temsil Kolu, A. Bisson'un "O Kadın" isimli oyunuyla seyircisi ile buluşur. Necmiati Temsil Kolu ise 14 Mart'ta Müçteba Sebahattin Or'un iki eseri "Bir Damla Yaş" ile "Yirmibirinci Asırda"yı sunar.

1943 yılı 1 Mayıs'ında Halkevi Temsil Kolu "Cehennem" isimli oyunla açar perdesini. 29 Haziran'da ise "Yaşayan Ölü" ve Yunus Nüshet Unat'ın "Para Delisi" sunulur seyirciye. Yılın son oyunu, 11 Eylül günü sahnelenen Mahmut Yesari' nin eseri "Erkek GÜzeli"dir.

1944'te Trabzon tiyatro seyircisi biri Shakespeare' den diğeri Sofokles'ten iki oyun da seyreder diğerlerinin yanı sıra. Yılın ilk oyunu Halkevi Temsil Kolunca 3 Şubat günü sahnelenen "TV Radyo Neşriyatı" isimli eser olur. İdmanocağı Temsil Kolu da 20 Mayıs günü Müçteba Sebahattin Or'un "Gömdüğüm O Cihan" ve Mehmet Ali Çamlıca'nın "İnsan Sarrafı" isimli eserleriyle açar perdesini. Halkevi Temsil Kolu 21 Haziran'da Nihat Sami Banarlı'nın "Kızıl Çağlayan"ını sahneler. 15 Temmuz'da ise Talat Gözbak'ın sahneye koyduğu Shakespeare'in "Romeo ve Juliet'i sunulur seyirciye. 20 Ekim gecesi ise yine Talat Gözbak'ın sahnelediği ve Hüsnü Güler, Nermin Karatepe, Muzaffer Konuralp, Sıtkı Gürses, Muhittin Kösemen, Niyazi Tarakçıoğlu, Demir Türközü, Hayri Erok, Burhan Savaşer, Kemal Gündoğdu, Rasim Altmışdört ve Güner Karatepe'nin rol aldığı, Sofokles'in "Kral Oidipus"u ile açılır perde. Yılın son oyunu, Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak" isimli eserdir.

1945 tiyatro mevsimi, Halkevi Temsil Kolu'nun 3 Şubat günü sahnelediği Münir Hamdi Kutsal'ın "Tırtıllar" isimli müzikali ile başlar. 10 Şubat günü ise Yusuf Sezgin, Niyazi Tarakçıoğlu, Nevin Karatepe ve Serap İnci'nin rol aldığı Mahmut Yesari'nin "Bobstiller"i sunulur seyirciye. Aynı gece İdmangücü "Vicdanın Emri" isimli eserle perdesini açar. 25 Şubat'ta sahnelenen, Reşit Baran'ın Babiche'ten uyarladığı "Mahçuplar" yılın son oyunu olur.

1946'da Necmiati Temsil Kolu 1 Şubat'ta Muharrem Gürses'in "Köroğlu" isimli oyunu ile perdesini açar. Bunu Halkevi Temsil Kolu' nun 26 Şubat'ta sahnelediği Vedat Örfi Bengü'nün "Kanun Adamı" ve ardından da İbnürrefik Ahmet Nuri'nin "Şer'iye Mahkemesi" sahnelenir.

1947 yılında Halkevi Temsil Kolu, Azam Akıdıl'ın sahneye koyduğu ve Rahmi Ergüney, Hayri Erok, Murat Ateş, Muzaffer Korlu, Suat Güreli, Murat Nemlioğlu'nun rol aldıkları, Kaşif Başkaya'nın "Bir İlan Tahtası" isimli eseri ile 23 Nisan'da perdesini açar. Bu oyunu 25 Haziran'da "Tarih Utandı" ve Cemil Cahit Cem'in yazdığı "Derse Çalışıyoruz" isimli iki oyun daha izler.

İKİ YILDA 16 OYUN

1948-1950 yılları arasında Halkevi Temsil Kolu, "Yanlış Yol", "Kumarbazlar", "Mannik Dudu", "Şeytanın Parmağı" Halit Fahri Ozansoy'un "Baykuş", "Bir Millet Uyanıyor", "Yalnız Efe", "Yağ Kandili", A. Bisson'un "O Kadın", "Gavur İmamı", Mücteba Sebahattin Or' un "Gömdüğüm O Cihan", Aka Gündüz'ün "Yanm Osman", Mahmut Yesari'nin "Hasbahçe", "Sancağın Şerefi" ve "Devrim Yolcuları" isimli eserlerini sahneler. 1950 yılında Doğangençlik Temsil Kolu da Müçteba Sebahattin Or'un "Bir Damla Yaş" oyunuyla perdesini açar.

1951 yılı ise Trabzon'da tiyatrolu yılların sonudur. O yıl sadece Doğangençlik Temsil Kolu "Ali Yerine Veli" isimli bir oyun sahneler. O yılın ilk ve son oyunudur bu. Çünkü Halkevleri'nin faaliyeti durdurulmuş, diğer spor kulüplerinin temsil kollarına verdikleri ağırlık ise giderek yok olmuştur.

SONUN BAŞLANGICI

1953 yılı sanki sonun başlangıcıdır. Doğangençlik Temsil Kolu 5 Nisan' da Mücteba Sebahattin Or'un "Gömdüğüm O Cihan" ve Baha Dürder'in "Bir Ceset Rekoru" isimli eserleri ile perdesini açar. 12 Mayıs'ta ise Vedat Örfi Bengü'nün "Kanun Adamı", "Ört Ölelim" ve Müçteba Sabahattin Or'un "Bir Damla Yaş" isimli oyunlarını ard arda sahneler. Sonra Trabzon'da perdeler kapanır.

Halkevi Temsil Kolu'nda görevalan sanatçıların isimlerini imkanlar oranında vermeye çalışmıştık. Spor kulüplerinin temsil kollarında görev alanların tümünü bulmak mümkün olmadı. Bulabildiklerimiz, İdmangücü Temsil Kolu: Muzaffer Korlu, Yusuf Sezgin, Mehmet Aykanat, Muhittin Kösemen, Abdullah Eltan, Cemal Rıza Osmanpaşaoğlu. Doğangençlik Temsil Kolu: İhsan Gençsoy, Muzaffer Yoloğlu, Ali Kılıçer, Niyazi Tarakçıoğlu, Galip Şahin, Recep Aydın, Kenan Kalkan, Muhsin Kurtaran, Cemal Rıza Osmanpaşaoğlu, Abdullah Eltan, Muhittin Kösemen. Tüm temsil kollarında görev alan ve bir dönem Trabzon'unun kültür hayatına büyük katkıları bulunan o güzel insanları, saygı ile anıyoruz. Eğer onlar, o sevgi dolu yürekleri ile bu sanatın ışığını Trabzon'a taşımamış olsalardı, köklü bir kültüre sahip bu güzel şehir, geçmişinde ciddi bir eksiklikle günümüze gelecekti. Şüphe yok ki tiyatro, toplumlar için en iyi okuldur. Bu gerçeğin asırların gerisinden gelen örnekleri, medeniyetler yaratan Anadolumuzda hala dimdik ayakta durmaktadır.

VE AMATÖR TİYATRO KULÜBÜ

Sonra yıllar yılları kovalar. Sezon sonlarında turneye çıkan Ankara ve İstanbul tiyatroları'nın Trabzon'a her gelişleri bir sanat olayı olur. Trabzonlu, tiyatro seyredebilmenin heyecanını Devlet Tiyatrolarının ya da özel tiyatroların getirdikleri oyunlarla yaşar. 1953 yılına kadar var olan sahneler de birden kayıplara karışmıştır. Turneye gelen tiyatrolar, sinema salonlarında temsil vermek mecburiyetinde kalırlar. Trabzon ki, İstanbul'dan çok önce tarih sahnesinde var olmuş bir şehirdir ve o şehir 1400 sene önce tiyatroya kavuşmuştur. Evet, Trabzon'un tarih sahnesinde görünüşü milattan önce 2000 yıllarına dayanıyor. Oysa İstanbul milattan sonra 325 yılında, yeni bir başkent arayan İmparator Konstantin tarafından kurdurulur ve 330 yılında törenle başkent ilan edilir. Şehrin adı da kurucusundan dolayı Konstantinopolis olur (Mahmut Goloğlu, Anadolu'nun Milli Devleti Pontos, sayfa 116). Varlığı böylesine tarihin derinliklerine dayanan Trabzon'a hiç de yakışacak bir görüntü değildir bu. Ama gerçektir. Trabzonlu, beyaz perdesi sökülerek kaldırılan, elverişsiz sahnelerde ve hiç de tiyatro mekanı olmayan sinema salonlarında tiyatro özlemini gidermeye çalışır. O da yılda iki ya da üç oyun seyrederek.

Trabzon'da perdelerin kapandığı 1953 yılından tam 10 yıl sonra, 1962 yılının başlarında tiyatro sevdalısı bir grup insan çıkar ortaya. Amaç, kapanan perdeyi yeniden açmaktır. Haluk Ongan, Yusuf Sezgin, İzzet Ergüney, Sina Kami, Turhan Feyzioğlu, Erdem Aksoy, Yüksel Albayraktar, İbrahim Küçüktepe ve Fikret Tercan'ın gayretleriyle Amatör Tiyatro Kulübü kurulur. Yıllarca beklenen bir ateştir bu ve yakılmıştır. Bir anda alevlenir. Öncelikle bir salon gereklidir. Zamanın belediye Başkanı Suat Oyman'ın destekleriyle, sorun büyümeden çözülür. Bugünkü Hamamizade İhsan Kültür Merkezi (1963 yılında önce Lale sonra da Sümer Sineması)nın altında, bir zamanlar tütün deposu olarak kullanılan (bugün Devlet Tiyatroları'nın Oda Tiyatrosu) bodrum, belediyeden çok ucuz bir fiyata kiralanır (O günleri dakika dakika yaşamış bir insan olarak, yazının son bölümüne, yeri geldikçe anılarımı da katmak istiyorum).

Amatör Tiyatro Kulübü artık salona kavuşmuştur; ama, yılların deposu temizlenecek, onarılacak, sahne yapılacak, ışık sistemi kurulacak sonra da seyirci koltukları yaptırılacaktır. Bütün bunlar, kasasında birkaç lira aidatından başka parası olmayan bir kuruluş için hayalden öte değildir. Bugün rahmet ve saygı ile andığım o iki insan, Ongan ve Sezgin, bu sorunların da üstesinden gelmeyi öylesine başardılar ki, bizlere sadece oyun çalışmak ve dekorların yapımında denebilirse yardımcı olmak kalmıştı. İlk oyun, Turgut Özakman'ın "Duvarların Ötesi" olarak seçildi. Oyunu, İsmet Savaşkan sahneye koyuyordu; Yusuf Sezgin dekoru ve makyajı üstlenmişti. Okuma provaları başladığında Haluk Ongan'ın sakin ve telaşsız hali, oyunda rol alanları şaşkına çeviriyordu. Hepimiz, tiyatro kültürüne sahip, her oyunu beğenmeyen ve bilerek eleştiren bir seyircinin karşısına çıkacağımızı biliyor ve giderek yaklaşan o günün heyecanı ile adeta titriyorduk. Mesai bitimi başlayan çalışmalar, gece yarılarına kadar sürüyordu. Biliyorduk ki, oyunu, sessiz, sakin ama her şeyi ince eleyip sık dokuyan iki hocamıza, Ongan ve Sezgin'e beğendirmeliydik önce. Heyecan dolu geceler, geceleri, haftalar, ayları ekledi peşine ve sevgi dolu bir çalışmanın sonunda, 1963 yılının 1 Mayıs'ında Amatör Tiyatro Kulübü "Duvarların Ötesi" ile açtı perdesini. Trabzon'da yerleşik tiyatroların perdeleri kapanalı tam tamına 10 yıl olmuştu. O yıllar boyu bu şehrin insanı, İstanbul ya da Ankara tiyatrolarının getirdikleri oyunları seyretmekle özlemini gidermeye çalışmıştı. On yıllık bir boşluktan sonra kavuştuğu kendi tiyatrosuna sevgisini de bir anda göstermeye başladı. Amatör Tiyatro Kulübü'nün 144 kişilik salonu hemen her oyun gecesi bir tek boş koltuk kalmamacasına doluyordu. Oyunda İsmet Savaşkan, Sacit Baturalp, Zühtü Ellezoğlu, Rüştü Yanlıoğlu rol almıştı. Oyun çevre ilçelerde de oynandı.

1964 yılında Amatör Tiyatro Kulübü perdesini Thomas Hegger ve Jasua Logan'ın yazdığı Haluk Ongan'ın sahneye koyduğu "Zafer Madalyası" ile açtı. Zühtü Ellezoğlu, Süleyman S. Tekcan, İsmet Savaşkan, Sacit Baturalp, Ertan Gençsoy, Turhan Feyzioğlu, İlkay Somel, Hilmi Güner, Ataç Sevil, Rüştü Yanlıoğlu ve Mahmut Çol'un rol aldığı oyunda hemşireyi, o sıralarda Trabzon'da barış gönüllüsü olarak bulunan Jean Zettlemoyer oynuyordu. Zafer Madalyası çevre illerde de sahnelendi. Bu arada, Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu, Trabzon'a davet edildi ve iki tiyatro, Trabzonlu tiyatroseverlere, "İsyancılar" ve "Zafer Madalyası"nı bir hafta boyunca, adeta bir şenlik havası içinde sundu.

1965 yılında, Trabzon'da ilk defa kutlanan 504. Fetih Şenlikleri'ne Amatör Tiyatro Kulübü "Fatihten Tablolar"la katıldı.

1966'da ise Trabzon Amatör Tiyatro Klübü, Nazım Kurşunlu'nun "Fatih"ini sahneledi. Haluk Ongan'ın sahneye koyduğu oyunda Turhan Feyzioğlu, İlkay Somel, Fikret Tercan, Ahmet Aktulga, Numan Tekcan, Muhittin Köseoğlu, Ergün Sezgin, Özer Kayserili, Erdal Çalı, Ali Özer, Duygu Ataman, İsmet Savaşkan, Canan Horulu, Temel Zihni, Mehmet Çalık rol aldı.

1967 yılında perde Nazım Kurşunlu'nun "Tuzak" isimli eseriyle açıldı. Oyunu Haluk Ongan sahnelemişti.

1968 yılında Trabzonlular, Amatör Kulübü'nden, Reginald Rose'nin yazdığı ve Haluk Ongan'ın sahneye koyduğu "Oniki Öfkeli Adam" isimli oyunu izledi.

1969 yılının oyunu ise "Melekler Mutfağı" idi. Albert Husson'un oyunu yine Haluk Ongan tarafından sahneye konulmuştu.

1971 yılı, Amatör Tiyatro Kulübü'nün sahnesine "Montserrat"yı getirdi. Emanuel Rables'in oyununu Turgut Aksoy sahneledi.

1973 yılında ise iki oyun art arda geldi. Önce, Ephraim Kishon'un yazdığı ve Haluk Ongan'ın sahnelediği "Bir Tavsiye Mektubu" perde açtı. Ardından da Musahipzade Celal'in "Balabanağa" isimli oyunu Haluk Ongan tarafından sahnelendi. Bu oyunda, yılların tiyatro sevdalısı Yusuf Sezgin de rol aldı.

1975'te Amatör Tiyatro Kulübü'nün perdesi Kerim Korcan'ın "Linç" isimli oyunu ile açılır. Oyunun yönetmeni Haluk Ongan'dır.

1976 yılında Nikolai Gogol'un "Müfettiş"i Haluk Ongan tarafından Halk Eğitim Merkezi Salonu'nda sahnelenir.

Trabzon'da 1972, 1974 ve 1976 yıllarında Haluk Ongan'ın sahneye koyduğu "Allı ile Güllü", "Pamuk Prenses" ve "Tom Sawyer" isimli çocuk oyunları oynanır.

Oyunlar bu kadarla kalmaz elbette. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tiyatro Topluluğu birbirinden güzel oyunlar sahneler hemen her ders yılında.

Tiyatro geçmişi 1400 yıl gerilere giden Trabzon, Amatör Tiyatro Kulübü'nden sonra Devlet Tiyatroları'nın ilk sahnesinin kurulmasıyla yerleşik bir tiyatroya kavuşur. Şimdi artık her sezon, Trabzon'da da perdeler açılıyor, spotlar bir başka dünyayı aydınlatıyor ve bir büyük kültür mutfağından sevgiler sunuluyor insanlığa.

KAYNAKLAR
Trabzon İl Yıllığı 1973.
Mahmut Goloğlu, (Trabzon Tarihi)
Osmanlı Şehirleri (Milliyet Yayınları)
Ahmet Özer ve Aslan Pulathaneli (Trabzon Dergisi, 3. ve 4. sayılar).
Mahmut Goloğlu, (Anadolu'nun Milli Devleti Pontos)
Mehmet Ongan Arşivi

Yayınlanma Tarihi : 25 Kasım 2009

Trabzon`da Tiyatro, Tarihçe

Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri-2:
Tiyatro - "Zamazingo" ve "Hikaye-i Mahmut Bedrettin"


TRABZONLU Dergisi Nisan-Mayıs-Haziran 2008 Sayı:3

Yayınlanma Tarihi : 11 Aralık 2009